Serbest rekabet piyasasında, aynı sektörde faaliyet gösteren firmalar için müşteri tercihlerinin
kendi ürünlerinde yoğunlaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri de tasarımdır. Özellikle kalite ve
teknik açıdan müşterilere aynı faydayı sağlayan ürünlerde tasarım, çoğu zaman en belirleyici faktör
olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilhassa küçük ve orta ölçekli sanayiciler, tasarım yolu ile ürün
yelpazesinde farklılaşarak bir adım öne çıkmayı hedeflemektedirler. Ancak, bu hedefin gerçekleştirilmesi
ve elde edilen kazancın sürdürülebilir kılınması için birer fikir ürünü olan bu tasarımların yasal bir
zeminde koruma altına alınması gerekmektedir.
Bu amaçla, Türk Patent Enstitüsü Endüstriyel Tasarımlar Dairesi Başkanlığı, endüstriyel
tasarımların korunmasına ilişkin başvuru ve tescil işlemlerini 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
ile bu Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik esasları çerçevesinde yürütmektedir.

Tasarım Nedir?
554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamede
endüstriyel tasarım kavramı şu şeklide tanımlanmaktadır;
“Tasarım, bir ürünün tümü, veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk,
doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin
oluşturduğu bütünü ifade eder.”

Neden Tasarım?
Sınırların kalktığı günümüz küresel rekabet ortamında sektörde faaliyet gösteren
rakiplerle rekabet edilebilmesi için etkin pazarlama faaliyetlerinin kullanılması ve ürün kalitesinin
arttırılması gibi geleneksel ekonomik araçlar yeterli olmayıp, tüketici tercihlerine ulaşmada tasarım en
önemli ve etkin araçlardan biridir.
Yapılan araştırmalar, tüketici ürün tercihinde marka, kalite, fiyat gibi unsurların yanı sıra
ürünlerin dış görünümünün de oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Hatta çoğu zaman tüketiciye
aynı tekniği ve kaliteyi sunan iki ürün arasında dış görünüş, ürün tercihinde en etkin rolü
üstlenmektedir.
Bu nedenle, yeni, sürekli değişim gösteren insan ihtiyaçlarına cevap verebilen, ergonomik
ve estetik niteliğe sahip tasarımlar ortaya çıkarmak, fikir sahiplerine ekonomik anlamda gün geçtikçe
artan kazanımlar sağlamaktadır.

Tasarımımı Neden Korumalıyım?
Tasarım gelişmiş toplumlarda giderek artan bir öneme sahip olmaya başlamıştır. Bir fikir ürünü
olan tasarımların tüketici açısından çekici bulunması başarılı tasarım kavramını oluşturmakla beraber
rekabet gücünü artırıcı unsur olmakta ve bu alanda başarıya ulaşmada etkin rol oynamaktadır. Başarılı
bir tasarım ise hayal gücü, üstün emek ve ek yatırımlara ihtiyaç duymaktadır.
Ancak günümüz ticari hayatında, özgün ve yeni tasarımların geliştirilerek tüketicinin beğenisine 2

sunulması ticari başarı elde etme noktasında tek başına yeterli olmamaktadır. Yapılan yatırımların, sarf
edilen emeğin ve ürüne dönüşen fikrin korunmasının önemi bu noktada ortaya çıkmaktadır. Koruma
ile elde edilen, “tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın başka kişilerce tasarımın ticari amaçla
kullanımını engelleme hakkı”, yapılan yatırımların, hem ekonomik hem de sosyal anlamda geri
dönüşümü açısından oldukça önemli olmaktadır. Aksi takdirde, özgün ve yeni tasarımlar, fikir
hırsızlığı, kopyalama ve taklit gibi tehditlerle karşı karşıya kalacak ve bu nedenden ötürü tasarım
sahipleri ticari anlamda büyük kayıplara uğrayacaktır.

Tasarımımı Nasıl Koruma Altına Alabilirim?
Tasarımlar 1995 yılından bu yana 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu Kararnamenin
Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik esasları çerçevesinde tescil edilerek koruma altına alınmaktadır.

Koruma Şartları Nelerdir?
Tasarım tescil sistemi içerisinde bir tasarım ancak “yenilik” ve “ayırt edici nitelik” şartlarını haiz
olması koşuluyla korunmaktadır. Burada ifade edilen yenilik, bir tasarımın aynısının, başvuru
veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olmasını; ayırt
edici nitelik ise, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile herhangi bir
tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olmasını ifade
etmektedir.

Hangi Tasarımlar Korunamaz?
KHK’da tasarım koruması dışında kalan tasarımlar şöyle belirlenmiştir;
• Yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlar ile kamu düzeni veya genel ahlaka
aykırı tasarımlar,
• Teknik fonksiyonun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya, tasarıma ilişkin özellik ve
unsurlarda hiçbir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar,
• Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte
edebilmek veya bağlayabilmek için ancak belirli biçim ve boyutlarda üretilebilen
tasarımlar.
Ayrıca Endüstriyel Tasarım koruması;
• Üretim yöntemi,
• Ürünün kullanım amacı,
• Ürünün teknik faydaları,
• Ürünün fonksiyonel özellikleri gibi konuları kapsamamaktadır.

Korumadan Kimler Yararlanabilir?
554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan korumadan, Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşları veya Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı veya idari merkezi bulunan ya da
sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile Paris veya Bern Sözleşmeleri yahut
Dünya Ticaret Örgütünü Kuran Anlaşmanın eki TRIP’s hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip
kişiler yararlanır.
Bu maddenin birinci fıkrası hükmü kapsamı dışında kalmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti
uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen tasarım koruması tanıyan devletlerin uyruğundaki gerçek
veya tüzel kişiler de karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye’de tasarım korumasından yararlanır.

Koruma Süresi ve Yenileme
Tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 5 yıldır. Ancak bu süre beşer
yıllık dönemler halinde yenilenmek suretiyle 25 seneye kadar uzatılabilir.